• iskenderunmobilyam@gmail.com
  • 0536 883 1884
  • 2020-03-20
  • Admin

Göçebe bir toplum olan Türk toplumu, yerleşik hayata geçişten sonra günlük pratiğinde önemli değişiklikler geçirmiştir. Çadır hayatında yerde oturan ve eşyalarının kolay taşınabilirliğine önem veren Türklere, yerleşik yaşam geçişine bağlı olarak daha az portatif oturma, uyku ve beslenme ünitelerine ihtiyaç duyuldu. Erken dönemlerde, özellikle ahşap binalarda, bu mobilya birimlerinin binalara bağlandığı ve taşınmaz olarak çözüldüğü gözlenmiştir. Sonraki dönemlerde mobilya birimleri yapıdan ayrılmış ve bağımsız hale getirilmiştir. Türkiye'de binadan bağımsız mobilyaların ilk kullanımı, Batı'nın etkisi ile Fransa'dan Osmanlı saraylarına satın alınan koltuklarla gerçekleştirildi. Mobilya yapıdan bağımsızlığını kazanmasına rağmen, ahşap ilk dönemde olduğu gibi malzeme olarak kullanılmaya devam etti. Ahşabın kıymetli olması ve orman mevcudiyetinin azalması gibi nedenler, mobilyada ahşaba alternatif malzemeler aramasını sağlamıştır. Bu çabalar mobilya endüstrisinin yonga levha, sunta ve kontrplak gibi ahşaba alternatif malzemeler tanıtmasına yardımcı oldu. Bununla birlikte, Batı'da mobilya malzemesi olarak kullanılan metalin ülkedeki tasarımcılar tarafından da kullanılmasını istemesi, metalin ahşaba yeni bir alternatif olarak ortaya çıkmasına yardımcı oldu. Bu çalışmada, Türkiye'de mobilya üretiminde kullanılan malzemeler tarihsel bir perspektifte ele alınacaktır.

Bunu Paylaş